Tıbbi ya da ruhsal sorunları olan kişilere analitik hipnoterapi uygulamaya başladıktan sonra, bir kişinin yaşantısının ilk yıllarının, ilerideki bedensel ve ruhsal sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu gördüm.
Sorunları olan, ciddi sorunları olan çoğu hastamda, hastalığa neden olan ilk olayların hayretle anne karnındaki yaşantısına kadar gidebildiğini bizzat gözlemledim. Karşılaştığım olaylarda gerçekten hayrete düşmemek elde değildi. Bir annenin, bir babanın çocuğun geleceği üzerinde bu kadar etkili olduğunu görmek, uzun yıllardır tıp ve insan ilişkileri okumuş benim için bile çok şaşırtıcı oldu. Gözlemlemesem inanamazdım. Anne karnında yaşanmış olayların bile hipnoza girmiş kişi tarafından bu kadar net tekrar yaşanabilmesi, ortaya çıkarılabilmesi, bir kadın doğum uzmanı olarak beni çok etkiledi. Açıkçası hipnozun, hipnozdaki kişiyi yaşantısının bu kadar eski dönemlerine götürebileceğini düşünemezdim.Hipnoz ile yapılan çözümlemeler göstermiştir ki, çocukların hayatı öğrenmelerinde, ilk yaşlarda anne ve babanın gücü inanılamaz derecede önemlidir. Canlılar yaşamında, tek hücreliden insana doğru bir çizgi çizerseniz, insana doğru yaklaştıkça yavruların yaşamlarının ilk dönemlerinde anne babaya daha çok bağımlı olmaya başladığını görürsünüz. Bu ilk yıllardaki yaşam savaşında insanoğlunu nereye yerleştiriyoruz? Eğer bir insan yavrusu yaşamının ilk dört yılı içinde terk edilirse, yani ona bakacak hiç kimse olmazsa saatler içinde ölümle karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. Öte yandan ebeveyn etkisi, öğrettikleri, on yıllarca süren bir güce sahiptir. Bu etki ebeveyn eğitiminin, bakımının önemini gözler önüne sermektedir.
Hipnoz çalışmalarının öğrettiği bir şey daha var. İyi anne baba olmak istiyorsanız daha çocuğunuzu doğurmadan, hatta gebe kalmadan önce eğer içinizde size rahatsızlık veren, olumsuz işlediğini düşündüğünüz programlar var ise, öncelikle bunları yok edecek çareler aramalısınız. “Ne gerek var?” diyebilirsiniz. “Benim yaratılışım bu” diyebilirsiniz. “Ben çevremle barışığım” diyebilirsiniz. Ama bilin ki tüm çevreniz kendi içindeki sorunları, çocukları üzerinde şiddet uygulayarak çözmeye çalışan anne ve babalarla dolu.
Ne yazık ki, çocukların çok azı, karşılıksız sevgi veren ailelere sahip olma şansına sahip. İşte bu çocuklar, büyük olasılıkla, ileride kendileri de çok iyi anne ya da baba olacaklar. Anne-baba adayları böyle uygun bir çevrede büyümemiş olsa da, yapılacak şeyler var. Bu kişileri iyi anne babalığa yöneltmek için hipnoz-analiz modelimizi başlangıç noktası olarak kullanabiliriz.
Yıllarca iyileşmeden sürmüş olan kronik hastalıkların hipnoz-analizlerinin ortaya çıkardığı değişmez bir gerçek var. Bir canlı ana rahmine düştüğü andan 12 yaşına kadar geçen sürede en önemli olan şey nedir diye sorarsanız yanıt şu. Çocuğunuz sizin tarafınızdan istendiğini düşünüyor mu? Ya da çocuğunuz, o olmasaydı, sizin daha az mutsuz olacağınızı hissediyor mu? Tüm sorun burada yatıyor. Bilirsiniz, çocuklarına her türlü olanağı sağlayan aileler vardır. Oyuncaklar, para, özel oda, bakıcılar v.s. Ama bunları sağlayan anne babalar öte yandan çocuk ile aralarına bir mesafe koymuştur. Odasına kapatır, konuşmaz, görüşmezler çocuk ile. Hipnotik analizler böyle anne babasından uzak mesafede yetişen çocukların, büyüdükten sonra bile bilinçaltlarında anne babasını memnun etmeye çalışan bir taraf olduğunu gösteriyor. Bu tip ailelerin aksine bağıran, çağıran, vuran, çocuklarını terorize eden ama yine de bütün bu hengâme arasında her nasılsa çocuklarına tam anlamıyla sahip çıkmış aileler vardır. Bu ailelerin çocuklarına verebildikleri tek mesaj, onların bir aile olduğu ve hangi tehdit altında olurlarsa olsunlar bu bütünlüğün bozulmayacağı olmuştur. Bu bozuk görünen dinamik içinde birçok sağlıklı insanın büyüdüğü gözlemlenmiştir. Böyle bir eğitim mi öneriyoruz ? Tabii ki hayır. Bu karşılaştırma bize çocuk büyütülürken neyin daha önemli olduğunu gösteriyor.
O halde, çocuk isteyen anne babalar! Öncelikle çocuğunuzu planlayın. Ve bebeğiniz anne rahmine düştüğü andan itibaren çocuğa onun istenen bir varlık olduğunu hissettirin. Çocuğa onun değerli bir varlık olduğunu belirleyen ona karşı olan davranışlarınız olacaktır, söylemleriniz değil. Çocuğunuza gözlerinizi çevirdiğiniz zaman, onun bu dünyadaki varlığıyla takdir edildiğini, beğenildiğini hissetmesini sağlayın. “ SEN BİZİM İÇİN ÖNEMLİSİN VE DEĞERLİSİN”. Anne babalıkta bundan daha önemli bir kural yoktur.
Anne karnına kadar geriletilmiş olan hipnoz-analiz hastalarının öğrettiği önemli bir şey daha var. “Karnınızdaki bebekle konuşmak.” Sözlerinizi çocuğunuz çok sonra öğrenecek. Ama bebeğin beynindeki kayıt sistemleri gebe kalındıktan kısa bir süre sonra çalışmaya başlar ve duyduğu hissettiği sesleri elektriksel akımlar şeklinde kaydeder. Annenin duyguları doğmamış bebeği şüphe götürmeyecek bir belirginlikle etkilemektedir. Gebelik boyunca kaydedilmiş olan kelimeler daha sonra yaşam üzerinde etkili olur. İyileşmeyen hastalıkları olan hastalara uygulanan hipnoz-analizler bu durumu gayet güzel ortaya koyar. Ailenin hatırladıklarından ve kayıtlardan belirtilerin 2–4 yaş arasında başladığı bilinir. Ama nedene yönelik hipnotik araştırma anne karnına kadar götürür. Hastalığı ilk başlatan olaylar anne karnındayken yapılan olumsuz kayıtlardır. Sözlerin anlamını öğrenmeye başladıktan sonra beyinde depolanmış olan o anlamsız bilgiler birden bire anlam kazanır ve bilinçdışında yerleşmiş inanç sistemleri haline döner.
Sonuç. Pozitif ve seven bir anne olarak karnınızdaki bebekle en iyi arkadaşınızmış gibi konuşun. Birlikte yaşayacağınız gelecekteki güzel günlerden konuşun. Doğumunuz hakkında olumlu ve şevkli düşüncelerinizi aktarın. Bebeğiniz için kolay, rahat bir doğum planlayın. Çocuğunuza onu büyük bir heyecanla ve umutla beklediğinizi bildirin. Ve bu süre boyunca onu ister kız, ister erkek olsun bütün kalbinizle seveceğinizi bildirin. Bu kadar basit tavsiyem bile inanın ki ilerde birçok sorundan uzak kalmanızı sağlayacaktır. Ve doğum yaparken, siz ve babası, etraftaki akrabalara hatta doktor ve hemşirelere hemen bir kulak duyumu mesafede bir canlının bulunduğunu ve her konuşmayı kayıt yaptığını bilmelerini sağlayın. Herkesin sizin bir bebek sahibi olmakta olduğunuzu fark etmesini ve olumlu bir heyecan duymasını sağlayın.
Hamile kaldığınız zaman araştırıcı olun. Dışarılarda dolaşın, çiçek koklayın, hayvanlara bakın, çayırlarda yürüyün, mümkünse çıplak ayakla… Yüzün, yıldızları seyredin, güzel hikâyeler okuyun, daima iyiyi arayın ve eğlenin.
TV den uzak durun. Ölüm, felaket, korku, intikam salan film ve haberlerin karnınıza ulaşmasına engel olun. Reklâmlardan uzak durun. Daha karnınızda beyni yıkanmış ve alış veriş hastası olmuş bir çocuk doğurmayı istemezsiniz herhalde.
Gezdiğiniz yerleri bebeğinize anlatın. Bebeğinizi de olayın içine alın. Bu sizin için, bebek doğduktan sonrası için iyi bir çalışma olacaktır. Doğum anı geldiğinde zor doğum şartlanmasını bir yana bırakın. Doğumun normal doğal bir olay olduğunu bilin. Doğum gerçekten keyif verici huzurlu bir deneyim olabilir. Bunu hedefiniz haline getirin.
Doktorlar doğumu acil müdahale edilmesi gereken bir tıbbi olay haline çevirdiler. Kesinlikle böyle değil. Size anlatılan felaket hikâyelerine asla inanmayın. Sizin doğum odasındaki sevgi enerjisinin miktarını merak etmenizi doktorunuz aptalca bir merak olarak yorumluyorsa arkanıza bakmadan ondan kaçın.
Hipnozdan yararlanarak ağrısız doğum yapılması basit ve mükemmel bir doğum şeklidir. Duyarlı bir tıbbi işlem ile uyum içinde işleyen bir yöntemdir. Doğumun hemen bir-iki saat içinde sonlanması mümkündür. Bunun nedeni kolaylıkla açıklanabilir. Doğum esnasında dar bir kanaldan büyük bir maddenin geçmesi söz konusudur. Zihin kaslara kasılma işaretleri gönderen bir yöneticidir. Eğer doğum esnasında odada ve etraftakilerden ters bir enerji alınırsa bu gerilim kadının tüm kaslarına ulaşır. Bir grup kas bebeği dışarı itmek için çalışırken, diğer bir grup onun önüne engel olmak için çalışır. Sanki araba kullanırken bir ayağın gazda bir ayağın frende olması gibi bir durum yaratılmış olur. Hipnozda beden kasları başka hiçbir durumda olamayacak düzeyde gevşerler. Ayrıca hipnozda zihni başarılı ve zevkli bir doğuma şartlandırırız. Bilinçdışından hedefe yönelik bir çalışma yapmasını isteriz. Tüm kasların tam olarak gevşemesini ve bebeğin bu dünyaya rahat bir yolculukla gelmesini isteriz. Bu o kadar güzel işler ki bu konudan habersiz doktorlar doğumun hızı karşısında hazırlıksız yakalanırlar.
O heyecanla beklediğiniz güzel varlığı kollarınızda tutar tutmaz, ona elinizdeki ve kalbinizdeki duyguların en iyilerini vereceğiniz konusunda kendinize söz verin. Ona elinizden gelen en iyi bakımı vereceğiniz konusunda söz verin. Kendiniz için en iyileri öğreneceğinize söz verin. Çocuğunuz yaşamı keşif çabalarına daima gülümseme ile karşılık vereceğinize söz verin.
Op. Dr. Bülent Uran
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Yeni Makaleler:
- 27/09/2008 02:14 - İmgelerin İndüksiyon ve Derinleştirmede Kullanımı ( D. Corydon Hammond )
- 27/09/2008 02:08 - Parapsikoloji ve Metafiziği Anlamak ( Dr tahir Özakkaş )
- 25/03/2008 01:34 - Prof Dr Vamık VOLKAN ile Röportaj
- 12/02/2008 03:21 - Dikkat ve Hipnoz The Int. Journal of Clinical and Experimental Hypnosis
- 12/02/2008 03:06 - IBS ve Hipnoz The Int. Journal of Clinical and Experimental Hypnosis
- 30/01/2008 01:08 - Dental Anksiyete ( Yrd Doç Dr Ahmet ÇORAK )
- 30/01/2008 01:04 - Düşünme Üzerine Düşünceler ( Prof Dr Mehmet Yücel Ağargün )
- 30/01/2008 01:00 - Mutsuzluk Ahlaksızlıktır ! (Prof Dr Ahmet İNAM )
- 23/07/2007 03:06 - Bilimsel Metodoloji Işığında DSM & ICD Sistemi ( Prof Dr Kerem DOKSAT )
- 23/07/2007 02:57 - Hipnoz Nedir, Bilinç Ve Bilinçdışı Nedir ? ( Uzm Psk Dnş Şahin UÇAR )
Eski Makaleler:
- 23/07/2007 02:37 - Harikalar Yaratan Bir Tedavi Yöntemi ( Prof Dr Hayati ÇELEBİ )
- 23/07/2007 02:28 - Hipnoz ( Bilim Teknik Dergisi )
- 23/07/2007 02:23 - Hipnoz ( Bilim Teknik Dergisi, Çeviri )
- 23/07/2007 02:22 - Hipnoz Suni Uyutma ( Bilim Teknik Dergisi, Çeviri )
- 23/07/2007 02:20 - Hipnoz ve Modern Tıp ( Prof Dr Dilek ÖZCENGİZ )
- 23/07/2007 02:19 - Kekemelik ( Uzm Psk Dnş Şahin UÇAR )
- 23/07/2007 02:10 - Saklı Benliğin Gücü Hipnoz ( Bilim Teknik Dergisi )
- 23/07/2007 02:08 - Tedavide Tıbbın Son Keşfi: Hipnoz ( Hürriyet Bilim Dergisi, Şubat,2005 )
- 23/07/2007 00:13 - Hipnozla Kekemelikte Değişim: Vaka ( Dr David Oakley ve Guy Moss )

