Tem 23 2007
Hipnoz Suni Uyutma ( Bilim Teknik Dergisi, Çeviri ) Yazdır E-Posta
22 07 2007
Hipnoz Suni Uyutma ( Bilm Teknik Dergisi, Çeviri )
Acaba tıp ilm sun i uyutmanın tedavide kullanılmasını kabul edecek mi ?

Günümüzde denenmekte olan hipnoz şekli , sahnelerde gösteri yapan hipnotizmacıların veya sakallı büyücülerin çok uzun yol almıştır.İnsanın hal ve hareketlerini ayarlayıcı bir araç olarak örneğin sigara tiryakiliği veya aşırı yemek gibi alışkanlıkları önlemede yardımcı olarak kullanılmaktadır. Polis teşkilatı suçu ortaya çıkarıcı aletleri arasına hipnozu da katmıştır. Şimdi, her zamankinden daha fazla olarak psikologlar , hastalarının ruhlarının derinliklerini hipnoz aracılığı ile araştırmaktadırlar.

Fakat asıl önemli taraf, halka oldukça az duyurulmuş olmasına karşılık hipnozun tıp ta ki uygulaması ağrı yı kontrol altına almadaki yardımcı yeridir. Esasında tıp dalında kullanılışı halihazırdaki tıp anlayışına ters düşmektedir. Çünkü hipnoz insan zihninin güçleri yardımı ile teknolojiyi ve kimyayı bir bakıma reddetmek demektir. Hipnoz aslında insanın fiziki durumu ile hissi durumu , vücut ile dimağ arasındaki karışık ilişkiler hakkında gittikçe artan bilinçliliğe yardımcı olmaktadır.
Beş yıl kadar öncewashington yakınlardaki Walter Reed Ordu Tıp Merkezindeki Psikiyatri liyazon servisi şefi Dr. Harold Wain ,Hastanenin ağrılı hastalıklar kliniğine hipnozu soktu.Başlangıçta iş arkadaşları şüpheci davrandılar. Fakat özellikle bir olay onların bu şüpheciliklerini giderdi. Diğer bir klinikten Dr Wain e Şiddetli flebit den muzdarip bir hasta kadın gönderilmişti.; gerek cerrahi müdahale gerekse ilaçla tedavi hastanın ağrı ve ızdırabını gidermekte başarılı olamamıştı.Son bir çare olarak kadıncağız hipnotik tedavi görmek üzere Dr Wain e havale edilmişti..Bir hafta Zarfında hasta kadın taburcu edildi. Ve çalışmaya başlayabildi. Böylece Dr Wain ve arkadaşlarının artık düşünceleri değişmişti.Halen bu klinikte vak a ların % 50 den fazlasına şu veya bu tip bir hipnotik tedavi uygulanmaktadır.Tecrübeleri Dr Wain e hipnoz için ‘’ ağrıya karşı sahip olduğumuz cephaneliğimizde değerli bir silah ‘’ deyimini kullandırmaktadır.

Hipnoz, ağrıyı uyuşturmaya yardımcı olmak için çeşitli yollarda kullanılabilir. Tedavi ile meşgul olan kimsenin yapacağı bir ima ile ağrı hissi hastanın bilincinin en üstüne çıkmaktan uzaklaştırılabilir. Bu hallerde hipnoz ya tek başına veya ilaç veya anesteziye yardımcı olmak üzere kullanılabilir.
Hipnozu uygulayan, hastasını geçmiş yıllarında adeta bir keşif yolculuğuna çıkartır. Geçmişe yapılan bu akınlarla hasta halihazırdaki fiziki durumunu doğuran veya besleyen psikolojik problemleri yenebilir veya nedenlerini hatırlayabilir.
Dr Wain şöyle diyor: ‘’ Fiziki bir problemin bir psikolojik olayın temeli olduğunu görmek gerçekten çok ilginç ‘’

En basit uygulama ile hipnoz hastasının kuruntularını giderirken, ağrı eşiğini de yükseltmek üzere kullanılabilir. Ameliyat öncesi uygulamalarında hastanın zihnini daha dinlenmiş bir hale getirmek özellikle önemlidir. Hastanın anesteziden ,ameliyattan daha çok korktuğunu narkozitör çok görmüştür. Hipnoz ameliyat sonrası da imdada yetişir. Hastanın fizyolojik uyum yapmasına ve ameliyat sonrası ortaya çıkabilmesi muhtemel ağrılara katlanmasına hipnoz yardımcı olabilir.
Uyku halinin başlatılması için Dr Wain bir ‘’ özel deyim ‘’ kullanılmasını yeğlemektedir. Bu çok basit ve yaygın bir sözcük olabileceği gibi, hastasına göre son derece özel de olabilir. Örneğin Hastaya kanserli bacağının gerçekte iyileştirici bir buz bloğu içine hapsolunduğu telkininde bulunulabilir. Ya da hipnotize edilen erkek veya kadına esasında sadece ağrılı bacağı hareket ettirildiği veya ilaç yerine sadece su şırınga edildiği halde ilaç tedavisi yapıldığı telkininde bulunulur.Böylece örneğin damar iltihabı olan bir hastaya hipnoz öğretip kendi özel tedavilerini idare ettirebiliriz. Diyor Dr Wain .
Bu hastaların zihnine, kendilerine ağrı verici bacaklarının ağrıyı kesici bir banyo içinde olduğu fikri yerleştirilir. Ve böylece , ne zaman ağrıyı hissetseler bu hayali kendi kendilerine canlandırabilirler.

Hipnotizmayı yapan kimse, kişide hoş hatıralar uyandıracak veya kararsızlığı, korku veya depresyonu üzerinde sakinleştirici etki yapacak telkinlerde bulunulabilir. Ameliyat ve ilaçların, şiddetli ağrıları azaltmaya yardımcı olamadığı ileri kanserli bir hasta zihnen bir sihirli halıya bindirilip çok daha tahammül edilebilir bir aleme gönderilebilir. Hipnozun bu şekilde kullanılışına bir psikolog ‘’ bir nev i psikolojik lobotomi’’ demektedir. ( lobotomi = sinir cerrahisinde beynin bir lobu içindeki sinir tellerini kesme ameliyatı )

Esasında hipnoz sadece dimağda da değildir. Hipnoz altında, Bazı hastalar kendi özel büyücülükleri ile diğer organlarını etkileyici rol oynarlar.

Bir bakıma hipnoz bize otomotik sinir sistemimiz üzerinde bir kaldıraç, daha önceleri kendi gücümüz ötesinde olarak bilinen fonksiyonlarımızı gönüllü kontrol etme gücü verebilir.

Astım ve amfizemi olan hastalar solunumlarını düzene sokulabilmektedir. Kalp hastaları keza kalp atışlarını hafifletebilmekte, kan basıncını ise yükseltip alçaltabilmektedir. İlaçlara cevap vermeyen migren şeklindeki baş ağrıları hipnotik dürtü ile geçiştirilebilmektedir. Ağır yanık vakaları kendilerini acıya karşı kendilerini adeta kendilerini uyuşturabilmektedirler.

Mamafih herkesin hipnoz olma kabiliyeti yoktur. Yüzde onumuz sadece hipnoza son derece yatkındır. Ve en ufak bir dürtü ile en derin uyur gezer hale gelebilir. Diğer yandan , her yirmide birimiz hipnoza dayanıklıdır. Ve sun i uyuma kabiliyeti yoktur.Bu rakamlar arasında kalan diğer insanlar ise değişik derecelerde hipnoza yatkındır.

Hipnozu doğuran gerçek mekanizma sadece hayal meyal anlaşılmakta ise de temelinin beynin sağ yarısında olduğu kanısı yaygındır. Beyinlerinin bu yarısı ile devamlı etkilenen şahıslar da beynin bu hayali idrak ve hissedici küresi ile uyumlu olarak kolayca hipnotik baygınlık şekline geçebilirler. 8 ile 11 yaşları arasındaki çocuklar en yatkın kimselerdir. Çünkü onlar erginler gibi henüz çetin, maddi , her şeyi pratikleşmiş, hatları kesinleşmiş dış dünya ile şartlandırılmamışlardır. Hislerin ve hayalin rol oynadığı gizli dünya ile çok daha fazla bağlantıları vardır.

Hepsinin üstünde, hipnoz çoktandır bir ‘’ rüya hali’’ olmaktan çıkmış ‘’ şuurun değiştirilmiş bir safhası olarak kabul edilmektedir. Özel kliniğinde Dr Wain , spiegel ‘ in hipnoz başlatma profilini ( HBF ) yani hipnoza olan yatkınlığı ölçmek için yapılan standart testi uygulamaktadır. Bu teste hipnoz altındaki şahsın göz yuvarlağı hareketi ile kolun havaya yükselme hızı ölçülür. Göz hareketinin ölçülmesi testinde, hastadan tıpkı tavanı inceliyormuşçasına gözlerini yukarı dikmesi istenir. Sonra uzman, alt göz kapağından itibaren göz akının göz köşesine olan uzaklığını ölçer. Bu uzaklık ne kadar fazlaysa hastanın hipnoz yatkınlığı o derece büyüktür. Uyutulan kimseden sonra sol veya sağ kolunu kaldırması istenir. Kolu kaldırma sürati de başka bir delildir. Bu ölçüleri yapan uzman kişi psikolojik durumu gösteren profilin de yardımı ile kendine izleyeceği bir yol çizer.

Tedavinin asıl amacı , diyor Dr Wain , kendi kendini hipnotize etmeyi öğretmekle sorumluluğu hastaya aktarmaktır. Böylece hastalar kendi tedavilerini etkili şekilde yapmaya muktedir olabilmektedirler.

Hastalara bu gibi hipnotik tedaviyi kabul ettirme her zaman kolay olmamaktadır. Dr Wain bundan sorumlu olarak hipnozu ve bilinmeyene olan korkumuzu gösteriyor. ‘’ hastaları eğitmek onlara hipnozun ne olduğunu anlatmak için çok fazla zaman harcıyoruz.‘’ diyor. New york’taki Columbia presbitaryen tıp merkezi anestezi uzmanı Dr Lester Mark da bu fikre iştirak ile şunu ekliyor. ‘’ hasta yönünden çok güçlü inanca ihtiyacı var.’’ Çünkü birçok hastalar ilaçlara daha çok güven duyuyorlar.

İlaçlara sıkı sıkıya sarılmış bir milletiz. Haplar için yatkın damaklarımız var.küçük büyük bütün ağrıları dindirici ilaçlara ! gece bizi uyutan , gündüz uyanık tutan , yaşama işinin bütün güçlüğünü biraz olsun azaltan bütün bu ilaçlardan bazıları fiziki yönden alışkanlık yapmaktadır, birçoğu da psikolojik bakımından .

Dr Edgar Anderson ‘ a göre hipnoz ilaçlara olan bağı koparmak için bir yol teşkil etmektedir.
Dr Anderson New York, Stony Brook’daki üniversitenin sağlık okulunun kalp solunum bilimleri bölümü başkanıdır. O şöyle demektedir. ‘’ hipnoz barbitüratlar gibi kan dolaşımına karışmamaktadır. Kişiyi ilaca müptela kılmamaktadır. Niçin bir kimse Valium kullansın ? Niçin o kimse aile dr’ una kendini hipnoz etmeyi öğrettirip aynı etkiyi zihninde yaratmaya çalışmasın ? böylece belki de ilacın yerine ilacı koyabilir.’’

Son zamanlarda yapılan bir incelemede hipnoz ile diğer çeşitli analjezik ilaçlar karşılaştırıldı. Milli sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bu inceleme akapunktur, hipnoz, morfin , Valium, aspirin , ve ilaç yerini tutacak bir yalancı madde deneye katılan kimseler ve hastalar üzerinde ağrı kesici yönden değerlendirildi. Soğuk basınç testi kullanıldı. Hastanın eli buzlu suya sokularak ağrıya olan toleransı ölçüldü.

Testin uygulanmasında yardımcı olan Dr George A. Ulett, ‘’ Hipnoz hepsinden etkili çıktı ’’. diye raporunu bildirdi. Ağrı eşiklerini yükseltmek suretiyle deneye tabi tutulanlardan yarısının ağrısını azalttı. ‘’ St. Louis’deki Deaconess Hastanesi Psikosomatik laboratuarı direktörü olan Dr Ulette göre morfin ve altın iğne tedavisi de atbaşı gitmektedir.

Tıp müesseselerinin hipnoza olan şüpheciliğine rağmen DR Anderson gelecekten ümitli. Hipnozun tedavideki başarılılığı ve laboratuardaki çalışmalar güçlü bir durum arzetmektedir. Dr Anderson genç dr’lar tarafından hipnoza gerçek ilginin olduğunu görmektedirler. ‘’ tıp öğrencileri hasta ile kişilikleri yönünden ilgilenmekteler. Hipnoz kuşkusuz hasta ile doktor arasındaki kominikasyonu artırmak için iyi bir yoldur.Böylece ikisi arasında uyum ve teklifsiz dostluk kurulmaktadır. Böylece hastanın tıbbi ve psikolojik yönlerden ortaklaşa tanınması mümkün olabilmektedir.

Hipnoz efsanesinin bir yönü tamamen hayal değildir. Kişide araştırılan potansiyel güç hipnoz seansını gerçekleştirmektedir.

Psikologlar, şuna işaret etmektedirler ki , çoğumuz hatta hipnoz altında dahi idrak ve kararlarımızın zorlamalarına karşı koyamayız. Bununla birlikte hipnoza çok yatkın olanlar kolayca uyum yapmakta ve doğal bir kendinden geçme haline girebilmektedirler.

Dr Wain yalnız şuna dikkat çekmektedir: ‘’ hipnoz seansını yürüten kimsenin ne yaptığını bilmesi önemlidir. Zira bazen hastanın bir çeşit psikopatolojik durumu vardır ki
Bu su yüzüne çıkar. Hipnozu yapan Dr ’un bu duruma hakim olabilmesi gereklidir. ‘’ Teşhis olunmamış ağrılar için kendi kendine hipnozu kullanan kişiler içinde Dr Mark şöyle demektedir : ‘’ bir doktorun nezaretinde olmaksızın bir ağrıyı bastırmak için hipnoza başvurmak komplikasyon doğurabilir. O ağrı belki de çok ciddi bir durumun belirtisidir.’’


!958 de hipnozun tedavi edici değeri tıp ve dişçilikte resmen tanındı. O zamandan beri geçen yirmi yıl içinde bu alanda çalışanların adedi hızla arttı. Bugün 6.000 den fazla doktorun hipnozu bazı alışkanlıkların giderilmesi ve ağrıyı kontrol altına almada kullandıkları tahmin olunmaktadır. Kendilerini hipnotik şarlatanlık ve gösteri yapanlar damgasından korumak için bu işle uğraşan doktorlara denilmektedir.

SCİENCE DIGEST’ den
Timothy BAY
Çeviren : Ruhsar KANSU
1977 KASIM SAYISI BİLİM TEKNİK DERGİSİ
 
< Önceki   Sonraki >
Yeni sitemizi nasıl buldunuz.
 

Hipnozterapisi E-bültene Kayıtolmak için lütfen formu doldurunuz.